Ejderha, gülmeyi duyunca yalandan öksürerek o havayı dağıttı. Herkes sustu ve Ejderha anlatmaya başladı.
— Beni buraya kapatan Kamyonet-kun. Buradan kurtulmanın gerçek yolunu biliyordum. Tam Prenses'e anlatacakken, dedikoducular bizi duydu. Buraya atılması, onun duymadığı anlamına gelmiyordu.
Prenses ona bakarak:
— Aslında, burada seni biz dışında kimse duyamaz. Sabır taşı onu ve diğer elemanlarını tamamen bertaraf ediyor.
Taiyou Ejderha'ya bakarak:
— Prensesim, bu sabır taşı nedir? İki gündür sürekli bundan bahsediyorsunuz.
Prenses avucunu kaşıdı:
— Anlatmam yasak. Prens gerçek dünyada doktor. Eğer anlatırsam, bir gün gerçek dünyada beni bulursa Kamyonet-kun bizi takip edecektir. Her şeyi öğrenip bize karşı silah olarak kullanabilir.
Taiyou kafasını salladı. Arkasından Ejderha'ya bakarak:
— Ejderha, söyle bakalım. Buradan nasıl kurtuluyoruz?
Ejderha:
— Anlatırım ama öyle kuru kuruya bilgi vermek istemiyorum. Sana birkaç soru soracağım. Buraya nasıl geldin? Kamyonet-kun neden seni seçti? Ve inan bana, şansa falan değil. Bir de gerçek dünyadaki mesleğin ne?
Taiyou önce şaşırdı, içinden:
— E, haklı. Her bilgiyi beleşe veremez. Güvenmesi lazım. Bu kadın kesin bir şirket sahibi gibi davranıyor. Fakat hâlâ leş gibi kokuyor.
Sonra:
— Tamam. Anlatayım. Beni Kamyonet-kun 7/16 Market'in önünden beri kovalıyordu ve onun içine girmeyi başardım.
Prenses:
— NE? O aracın içine girmek. DELİ MİSİN?
Ejderha yüzünü sırıttı:
— Aferin, adamım.
Taiyou daha sonra:
— Dünyaya birlikte dönersek senin mutlaka yıkanmanı istiyorum.
Ejderha dilini ağzının etrafında döndürdü:
— Aslında seni yememek için kendimi zor tutuyorum.
Taiyou yutkundu, içinden:
— Beni yemeden kurtulmam lazım.
Sonra:
— Pekâlâ, Kamyonet-kun'un beni seçmesine inan ben de anlamadım. O konuda yorum yapamam. Fakat, beni uzun zamandır takip ettiğini anladım. Çünkü ben bir yazılımcıyım.
Ejderha:
— Peki burada?
Taiyou:
— İşsizim.
Prenses:
— Şaşırmadım. Bizi de işsiz attı. Fakat ergen olduğumuz dönemlerde kalenin başındaki adam hakkın rahmetine kavuşunca, halk prens istedi. Beni de başta istemesem de prenses yaptılar.
Taiyou:
— Anlatacaklarım bu kadar. Dünyaya döndüğümüzde Kamyonet-kun'u ortadan kaldırmak iyi olacak.
Ejderha dört ayağının üzerine kalktı:
— Bu sanıldığı kadar basit değil. Eğer hazırsan, çıkar şu kalın giysilerini. Birazdan sıcaktan terleyeceksin.
Prenses içinden:
— Deli bu. Sanırım burayı ısıtacak.
Ejderha:
— Sağıma geçin.
Prenses ve Taiyou denileni yaptı. Ejderha ağzından alev atarak ortamı ısıttı.
Taiyou üzerine şöyle baktı:
— Yine üzerimde yırtık bir giysi var.
Prenses ona:
— Sana giysi vermek isterdim ama Prens çok bencil.
Taiyou:
— Tamam, sorun değil. Dünyada bir arabanın kapısına çarparken yırtılmış olmalı.
Ortam ısındı ve Ejderha:
— Prensesim, burası artık buz gibi olmayacak. 100 yıl burası ateş gibi olacak. Kışın halkını buraya topla. Sabır taşı kaçıncı katta?
Prenses bu soruya şaşırdı:
— İnan onu sadece Prens biliyor.
Ejderha:
— TAIYOU! Hazır mısın?
Kanatlarını açtı. Taiyou onun üzerine bindi. Sonra içinden:
— Umarım beni sırtında taşıdıktan sonra midesine indirmez.
Prenses yavaşça Taiyou'nun cebine bir kâğıt verdi. Sonra Ejderha'nın solundan çıkarak kulağına:
— Dünyaya bu kızla döneceksin biliyorum. Eğer olur da kimliklerimiz ifşa olursa, sığınacak bir yer ayarla. Zira, bizim evlerimizi sızdıracak deli çok. Kamyonet-kun'un gücü çok tehlikeli.
Sonra zıplayarak indi.
— Güle güle, Taiyou.
Ejderha yukarıya kafasını kaldırdı ve baktı:
— Buradan hızla uçarsam kale diye bir şey kalmaz. Daha iyi bir fikrim var. Biraz sarsıntılı olacak yolculuğumuz. Bu arada Prenses sana bir kâğıt verdi.
Taiyou sol eliyle iki cebini karıştırırken, sağ eliyle Ejderha'ya tutundu. Sağ cebinde o kâğıdı buldu. Ve onu içinden okudu:
— Ben gerçek dünyada yazarım. Kimliğim sende kalsın. Kamyonet-kun'la karşılaşırsan, ona bu bilgileri bilmediğini söyle. Ve bu kâğıdı yut. Yırtıp atma.
Taiyou içinden:
— Gizli kimlikleri. Mantıklı.
Sol eliyle ağzına o kâğıdı tıkadı ve çiğneyerek yuttu. Ejderha ona:
— Midesiz.
Çok geçmeden Ejderha yürüyerek o duvarı yıktı ve madenin biraz ilerisine geldi:
— KAFANI EĞ!
Ejderha hızla madenin oradan yukarıya doğru uçtu. Kafalarına çok taş gelmeden çıktıkları için şanslıydılar. Taiyou artık güvende olduğunu anlayınca yattı ve içinden:
— He. Bu ejderha da kadınmış.
Taiyou:
— Ölmedim. Senin mesleğin ne?
Ejderha:
— Gerçek dünyada söylerim. Önceliğin şu Kamyonet-kun denen kişi ile 1'e 1 yapacaksın.
Taiyou oturur pozisyona geçti ve Ejderha bulutların üzerine gelince:
— İn!
Taiyou zıplayarak iki ayağının üzerine indi. Kamyonet-kun geldiklerini görünce:
— Demek, ölmedin. SENİ ORTADAN KALDIRMAYA ANT İÇTİM.
Taiyou yürüyerek:
— Benimle derdin ne?
Kamyonet-kun yavaşça hızlanarak:
— Seni burada rehin alacağım. Sonra seninle evlenip iki alanı kendim için kullanacağım.
Sonra kahkaha attı. Taiyou zıplayıp sol ayağıyla Kamyonet-kun'un tam önüne sert bir iniş yaptı. Kamyonet-kun:
— Yine başladık. Baş ağrısı.
Taiyou arabanın üzerine konarak:
— Ejderhayı neden kalenin -100. katına sapladın?
Kamyonet-kun kaputu açacakken, Ejderha:
— ZIPLA!
Taiyou zıpladı ve iki ayağıyla ivediyle ileriye doğru vurdu. Kamyonet-kun geriye doğru gitti. Dedikoduculardan biri:
— Sen ne biçim bir ana karaktersin? Bu seri için ziyansın.
Taiyou onu duymazdan geldi ve Ejderha'nın yanına koşarak:
— Gerçek dünyaya döndüğümüzde, bu meseleyi konuşmamız gerekecek. O yüzden bir parti vermemiz lazım.
Taiyou zıplayarak Ejderha'nın üzerine bindi. Ejderha zıpladı ve Isekai Sınırı'nı gördü. Ejderha:
— Elini sık.
Ejderha yukarıya çıkarken, Taiyou hiç düşünmeden onu yaptı ve duvarı kırdılar.
Gerçek dünyaya döndüklerinde saat gecenin ikisiydi. Isekai'de saat öğleden önce 12 idi.
Taiyou ayağa kalktı ve Ejderha olarak bildiği kişi de onunla beraber kalktı. Taiyou etrafına baktı:
— Burası 7/16 Market.
O kız ise ona:
— Hak ettin. Adım: Wang Xiamong. CEO'yum.
05. BÖLÜM SONU
Yorumlar 0
Kovan sohbete açık — 30 saniyede üye ol, adınla yaz.
Henüz yorum yok
İlk petek gözünü sen doldur! 🐝